Evinizdeki Doktorunuz

Google

• 8/12/2007 - memedeki kitleler

Kategori: kanser

Meme Kitleleri


Kadın memesi ergenlik çağında, adet dönemlerinde ve gebelik sırasında sürekli değişim gösteren bir organdır. Bu değişimler aynı zamanda yaş ilerledikçe de devam eder. Memedeki pekçok değişiklik tümüyle doğaldır ve herhangi bir hastalığa işaret etmez ancak düzenli meme muyanesi ve kontrolü erken teşhis için önemlidir. Meme ağrısı ve memede ele gelen kitle veya oluşumlar başlıca yakınmalardır

BELİRTİ ve BULGULAR

• Memede ağrı veya dolgunluk hissi. Büyük bir ihtimalle adet kanaması öncesindeki şişkinliğe bağlıdır.

• Ağrıyla beraber memede kızarıklık ve ısı artışı veya meme başı akıntısı. Bu durum bir enfeksiyona bağlı olabilir. Akıntı aynı zamanda memede selim bir kitle veya meme kanseri belirtisi olabilir.

• Memede göğüs duvarına yapışık değilmiş hissi veren hareketli kitle. Bu bir meme kisti veya fibroadenom olabilir.

• Memede göğüs duvarına yapışıkmış hissi veren hareketsiz, sert kitle. Ağrı olabilir veya olmayabilir. Meme derisinde içeriye doğru çökme görülebilir. Bu belirtiler meme kanserini işaret edebilir.

TANIM

Meme kitleleri pek çok değişik şekilde görülebilir. Bunlar arasında en sık rastlananlar kist, adenom ve papillom''dur. Hepsinin hacmi, şekli, yerleşim yeri, oluşum mekanizması ve tabi ki tedavi şekli farklıdır. Kadınların yaklaşık yarısında kitlesel meme değişiklikleri (fibrokistik değişiklik) mevcuttur. Fibrokistik değişiklikler, bazen adet dönemlerindeki hormon dalgalanmalarına bağlı olarak ortaya çıkar.

Meme kitlelerinin çoğu selimdir ve kansere neden olmaz. Ancak memede ele gelen yeni ve farklı bir oluşum söz konusu olduğunda mutlaka doktora gidilmeli ve gerekli tetkikler yapılmalıdır.

Meme kisti: İçi sıvı dolu selim bir kesecikdir. Meme dokusunda bazen sert, irili ufaklı kistler oluşabilir. Memede yaygın gerginlik ve ağrı en belirgin şikayetlerdir. Bu ağrı, adet kanamasına doğru artar; kanamanın başlaması ile azalır ve kaybolur. Meme başından beyaz-açık yeşil renkte bir akıntı gelebilir.

Fibroadenom: 40 yaş altındaki kadınlarda en sık rastlanan selim meme tümörüdür. Memede oluşan selim tümörlerin yaklaşık %80 kadarı fibroadenomdur. Özellikle 20-30 yaşlar arasında görülür. Bazen ergenlik çağında da görülebilir. Genellikle yuvarlak, birkaç santim çapında ve hareketli bir kitledir. Yalnızca biyopsi yapılarak net bir şekilde teşhis edilir.

Papillom: Memenin iyi huylu tümörlerinin % 15''ini oluşturur. 1-2mm''den birkaç santimetreye kadar değişen büyüklükte olabilir. Meme başının yakınındaki süt kanallarında meydana gelir. Genellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda görülür. Meme başından kanlı bir akıntı gelebilir.

MEME MUAYENESİ

Yirmi yaşından itibaren her ay düzenli bir şekilde kendi memelerinizi muayene etmekte fayda vardır. Böylece memelerinizin doğal yapısına aşina olur ve herhangi bir değişiklik veya kitle söz konusu olduğunda kolayca ayırt edebilirsiniz. Adet dönemlerinde memelerde dolgunluk ve sertleşme olur. Dolayısıyla kendi kendine meme muayenesi yapmak için en uygun zaman adet kanamasından sonraki haftadır.

Meme muayenesinin nasıl yapılacağını öğrenmek için doktorunuza başvurun!

TEŞHİS ve TEDAVİ

Meme kitlelerinde teşhis ve tedavi çoğunlukla aynı anda yapılır. Meme kitleleri incelenirken en sık kullanılan yöntemler aşağıdadır:

• Hormon profili çıkarılması

• Ultrason: Özellikle kistleri, katı kitlelerden ayırt etmekte faydalıdır.

• Mamografi: Elle hissedilemeyen çok küçük kitlelerin bile görülmesini sağlar. Özellikle 50 yaşından itibaren düzenli aralıklarla yapılması tavsiye edilmektedir.

• İğne biyopsisi: Kitle içerisinden hücre örneği alarak mikroskop altında inceleme amacıyla yapılır.

Meme kistlerinin tedavisinde, kist içerisine iğne batırılır ve kesedeki sıvı tamamen boşaltılır. Çıkarılan sıvı daha sonra mikroskop altında incelenebilir ve gerekiyorsa ek tedavi uygulanır. Meme kistleri boşaltılmalarına rağmen tekrar edebilir. Fibroadenom ve papillomlar ise çoğunlukla ameliyatla çıkarılır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 8/12/2007 - meme kanseri

Kategori: kanser

Meme Kanseri

Meme Kanseri Görülme Sıklığı


Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. ABD’de her yıl 185000 kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve bu hastaların 46000’i yaşamını yitirmektedir.


Erkeklerde ise sıklığı daha az olmakla birlikte 1/150 oranında görülmektedir. Meme kanseri hormona bağlıdır. Kadınlarda geç menarş, erken menapoz, ve 18 yaşında gerçekleşen ilk doğum meme kanseri oluşma riskini belirgin bir şekilde azaltır. Yağlı yiyeceklerin meme kanserine yol açtığı iddiası henüz tartışmalıdır. Oral kontraseptifleri meme kanseri riski üzerine az etkileri vardır. Östrojen replasman tedavisi meme kanseri riskini azda olsa arttırmasıyla beraber yaşam kalitesi ve kemik mineral yoğunluğu üzerine yararlı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca kalp damar hastalıklarıyla oluşan ölüm riskini azaltır. 30 yaşından önce herhangi bir nedenle terapötik amaçlı radyoterapi alan kadınlarda meme kanseri gelişme riski çok yüksektir.
TANI
Meme kanseri tanısında mamografinin büyük yararı vardır. Elle memelerin muayenesin de kitlenin saptanması erken tanı açısından önemlidir. Mamografi veya elle muayene sonucu tespit edilen kitlenin biyopsisi ile kesin tanı konulur. Kadınlar en az ayda 1 kez meme muayenesi yapmaları gerekir. Premenapozal yani menapoz öncesi dönemde ki kadınlarda soru işareti uyandıran veya şüphe götürmeyen küçük kitleler 2-4 haftada bir muayene edilmelidir. Kitle rastlanan menapoz öncesi ve sonrası kadınlarda kitlelerden biri boşaltılarak çıkan materyalin makroskopik incelemesi yapılır. Çıkan materyal kansız sıvı içeren bir kist ise ve aspirasyonla yani boşaltılarak giderilebiliyorsa hasta rutin takibe alınmalıdır. Eğer kitle sert ve boşaltılamıyorsa mamografi çekilerek biyopsi alınmalıdır. 50 yaşından sonra her yıl yapılan mamografi kontrollerinin hayat kurtarıcı olduğu gösterilmiştir. Mamografi kontrollerinin 40 yaşından sonra yapılması gerektiği tartışmaları aşağıdaki nedenlere dayandırılmaktadır;

-hastalık 40-49 yaş arasında daha az sıklıkla görülmekte bu nedenle kontroller başarısız olmaktadır.

-40-49 yaş arası mamografide saptanan bozukluklar daha az sıklıkla kanserle sonuçlanmaktadır.

-hiçbir klinik çalışma 40 yaşından itibaren yapılan mamografi kontrollerinin hayat kurtarıcı olduğunu göstermemiştir. Yinede mamografi kontrollerinin 40 yaşında başlatılması gerekliliğine olan inanç daha yaygındır.

TEDAVİ
Tedavi aşamasında nelerin uygulanacağı daha çok hastalığın evrelendirilmesine ve tümörün büyüklüğüne bağlıdır. Bazı küçük tümörlerde kanserin yayılımı olmamışsa sadece cerrahi yöntemle tümörün çıkarılması yeterli gelebilir. Ancak tümörün büyük olması ve yayılımının olması cerrahi sonrası kemoterapi gerektirebilmektedir.

Meme kanseri sık görülen bir kanser türüdür. Ancak erken tanı hayat kurtarıcı olmaktadır. Bu nedenle kadınların en az ayda 1 defa kendi kendilerine meme muayenesi yapmaları ve kitle tespit ettiklerinde uzman bir hekime danışmaları gerekir. 40 yaşından sonra özellikle 50 yaş sonrası yılda 1 defa mamografi çekilmesi de erken tanı şansını arttırmaktadır. Özellikle ailede annede veya kız kardeşte meme kanseri olan kadınlar bu kontrolleri mutlaka yaptırmalıdır. Çünkü bu kişilerde meme kanseri riski daha çok yükselmektedir. Meme kanserinin %8-10 oranında ailesel olduğu bilinmektedir

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 8/12/2007 - rahim kanseri 1

Kategori: kanser
Rahim (Endometrium) Kanseri


Rahim içi ( endometrium ) kanseri özellikle gelişmiş ülkelerde, en sık görülen kanser türlerindendir. İleri yaşlarda görülmesi ve tedavisi zor olmamasına rağmen erken belirti vermesi nedeniyle (kanama, özellikle menepozdaki bir kadında görülen vaginal kanama) bu hastalık %75 oranında başlangıç evrelerinde yakalanır. Bu nedenle tedavi edilen kadınlarda 5 yıllık yaşam şansı ortalama %70 civarındadır.

Kadın kanserleri arasında meme , kalın bağırsak ve akçiğer kanserinden sonra 4. sırada yer alır. Ortalama görüldüğü yaş 61 civarındadır. Görülme sıklığı toplumdan topluma değişmekle birlikte gelişmiş ülkelerde daha sık rastlanmaktadır. %2-5’i 40 yaş civarında görülür. Hastalığın görüldüğü kadınların %75-80’i menepoz dönemindedir.
BELİRTİLER:

En önemli bulgu ve belirti vajinal kanamadır. Menapozdan sonra hormon kullanmayan bir kadında rahimden kaynaklanan vajinal kanama olursa mutlaka endometrium (rahim içi) kanseri araştırılmalıdır. Hormon kullanan veya menapozda olmayan kadınlarda düzenli adet veya hormon çekilme kanamaları dışında kanamalar olursa bu kanamaların nedeni de araştırılmalıdır.

Ayrıca ;
·PAP test’te endometrial hücre saptanan hastalar
·Giderek fazla miktarda adet gören ve adetleri arasında kanamalar olan hastalar
·Menepoz öncesi dönemde uzun süren ( yumurtlamama ile birlikte) kanamaları olan hastalar
·Menepoz sonrası rahim iltahabı olan kadınlar da rahim içi kanseri açısından araştırılmalıdır.


NEDEN VEYA RİSK FAKTÖRLERİ:

Rahim içi (endometrium)
·Obezite
·Yüksek tansiyon
·Şeker hastalığı
·Karşılanmamış estrojen (dışarıdan verilmesi veya vücutta aşırı estrojen yapımı)
. obezite (şişmanlık)
. estrojen salgılayan tümörler
. yumurtlamanın olmadıgı adet dönemleri
·Geç menepoza girmek
·Ailede rahim kanseri varlığı
·Hayvansal yağ kullanımı
·Dogum sayısının azlığı
rahim kanserinin sıklığını artıran nedenlerdir.

Buna karşı rahim içi kanseri,
·Doğum kontrol hapları
·Sigara
içenlerde daha az görülmektedir. Ancak sigara içimi ile ortaya çıkabilen akciğer kanseri,kalp-akciğer hastalıkları riskleri, sigaranın rahim içi kanserini azaltıcı etkisinden her zaman daha fazladır.

TARAMA:

·Dışarıdan estrojen hormonu verilenler(özellikle menapoz tedavisinde)
·Öncesinde meme , kalın bağırsak , yumurtalık kanseri geçirenler,
·52 yaşından sonra menepoza girenler,
·Polikistik over hastalığı gibi (kıllanma, şişmanlık, kistik yumurtalık) uzun süren yumurtlamama ve estrogen üretiminin arttığı ,
·iyi veya kötü huylu tümörler sonucu (örneğin yumurtalık) aşırı estrojen hormonuna maruz kalan kadınlar taranmalıdır.
Tarama için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir;
·PAP test: Endometrial kanserde %50 oranında anormal bulunur. Bu test normal olsa bile %13 rahim içi kalınlaşma , % 6 rahim kanseri görülür. Testeki hücreler anormal ise rahim kanseri görülme olasılığı % 25’tir.
·Endometrial biopsi veya küretaj: Rahim içinden alınan doku örmeklerinin patolojik muayenesi ile %90’a varan doğrulukta tanı konur.
·Ultrasonografi : Özellikle menepoz sonrası kadınlarda rahim içi kalınlık 5mm den fazla ise rahim içinden parça alınmalıdır. 5mm altındaki kalınlıklarda hastalık rastlanma ihtimali düşüktür ( %11).



KANSER ÖNCUSU HASTALIK:

Rahim içi dokusunun bezlerinin aşırı üreme ve çoğalmasıyla karekterize olan endometrial hiperplaziler kansere dönüşme potansiyeli olan hastalıklardır. Bu durum tarama veya düzewnsiz kanama nedeniyle yapılan histeroskopi veya kürtajlarda tespit edilirse uygun ilaç tedavileri veya cerrahi ile kansere dönüşme ihtimali olan bu hastalıklar kanser oluşmadan önce tedavi edilebilir.

Böyle bir hastalık tespit edildiğinde genç ve çocuk isteği olan veya herhangi bir nedenle rahim ameliyatı istemeyen hastalarda estrojeni karşılayan tam tersi etkileri olan hormonlarla (progesteron) tedavi denenir.Hasta 3-6 ay sonra tekrar değerlendirilerek tedavi etkinliğine göre cerrahi seçenekler tartışılır.
Hasta çocuk istemiyor ve hiperplazi ağır hücresel bozukluklarla beraberse rahim alınarak (histerektomi) tedavi hemen tamamlanabilir.

TEDAVİ:

·Cerrahi
·Radyoterapi
·Kemoterapi
Ortalama 5 yıllık yaşama şansı %26 – 98 arasında değişmektedir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 24/8/2007 - Attığımız Şifalı Çöpler....

Kategori: kanser

Elma Kabuğu : Hazmı kolaylaştırır. Öksürük, grip vakalarında kaynatılıp içilirse çok faydalı olur. Atalarımızın yaptığı gibi elma kabuklarını suda bekletirsek sirkemizi kendimiz yapmış oluruz.

Elma, armut ve ayva çekirdeği: mikrop öldürücüdür. Mikrobik hastalıklarda ezilip kaynatılır. Balla tatlandırılarak içilir. Ayva çekirdeği kaynatılıp jeli yüze sürüldüğünde cildi gençleştirir, kırışıkları giderir.

Kiraz Sapı: idrar söktürücüdür. Kekikle karıştırılıp kaynatılır, balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilirse zayıflamaya yardımcı olur.

Nar Kabuğu: İshali keser. Kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı soğuk olarak içilir.

Kavun, karpuz kabuğu: İç kısmı cildi temizler. Güneş lekelerini giderir. Kavun kabuğu yemeklere katılınca, yemeğin çabuk pişmesini sağlar.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more
Banner'imi sitenize eklemek için asagidaki kodu sablununuzda uygun yere yapistirin.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Kategoriler


Arkadaşlar

didem
sacita
duha
begonya35
mamila
neseli63
peruze
beyzaca
neseli59
bayansanem
mavis62
gercekyasamdan
kozan
sbolat
fidelya
mehpareogt
canon766
demetinevi
avuntu
gulserenoten
sevgi penceresi
eliisi
laguer
nukhetce
mavikoridor
lila86
zeynebinkiler
busu
bennur76
serpilcerenkler
dilekmine
pembelila
KUMRU KAYI
guzellikk
natcilar
gardenya70
gulsun35
Meral Ataseven
miness
neslihobi
pervince
selmahlc
aygiz
kardelensiz
zeynepunal
yasemin48
caferose
karliorgu
gulfeyra
ebrugiller
sevgiyleyolculuk
aydanur42
hilaldemirci
pazaryoluu
hanife yılmaz
didemkaan
busecegunler
ezgim3
sevilay birincigül
gocmenkizi
dilekaysa
hazal73
Seyma .
mizahcafe
ekin1964
serapsingin
genetikvebilim
Arzu Sabuncu
impeesa
Esmâ Lâ'l
siyamkedisi
yasasinyemekyemekk
tatlidostlarimiz
nuriss03
tly78
Nefise ilgi
papatyadelisi
nnur
derinle
ruyalargercekolsa
serice1968
bilimcikiz
behmenyar

bannerler •smge.blogcu

hulela
Laracroft chez Lalique
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |